Dünya Bankası

Dünya Bankası nedir? Dünya Bankası Başkanı kimdir? Dünya Bankası’ndan Türkiye’ye uyarı, büyüme konusunda uyarılar, Türkiye’nin büyüme beklentileri ile ilgili raporlar konusunda haber bültenlerinde sıklıkla Dünya Bankası’nı görüyoruz. Peki ne işe yarar? Amaç ve görevleri nelerdir?

Dünya Bankası Nedir?

Dünya Bankası, İkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasında kurulup Birleşmiş Milletler’in özer kuruluşları arasında yer alarak gelişmekte olan ülkelerin dünya ekonomisine entegrasyonu için kredi sağlayan bir uluslararası kuruluştur.

dünya bankası nedir
Dünya Bankası Nedir?

İlk olarak 1944 yılında Bretton Woods Konferansı’nda, İkinci Dünya Savaşı’nın ardından Avrupa ülkelerinin yeniden yapılanabilmesi ve gelişebilmesi için “Uluslararası Yeniden Yapılanma ve Kalkınma Bankası” adıyla kurulmuştur. İlk adından da ilk kuruluş amacını tam olarak anlayabiliyoruz. Zaman içinde kuruluşun başarısıyla beraber kapsamı genişletilmiş ve adı Dünya Bankası olmuştur.

Şuanda Dünya Bankası’na üye 188 ülke vardır. Bu ülkelerden 11’i ise Dünya Bankası sermayesinin %55’ine sahiptir. Türkiye ise 1947 yılında üye olmuştur. Banka yapısı içinde kişi başı GSMH’ye göre ülkeler 4 gruba ayrılmaktadır. Türkiye ise 3. grupta yer almaktadır. Bu sayede 5 yıl geri ödemesiz 17 yıl vadeli kredi kullanabilmektedir. Türkiye’nin oy gücü ise %0.5 seviyesindedir.

Dünya Bankası Grubu aşağıdaki 4 kuruluşu da kapsamaktadır.

  • Uluslararası Kalkınma Birliği (IDA – International Development Association): 1960 yılında kurulan bu kuruluş kişi başı gelir açısından yoksulluk çizgisinin altında kalan ülkelere kredi vererek desteklemektedir. Sıfır faizli ve 35-40 yıl vadeye yayılan kredi imkanları sunmaktadır. Türkiye 1960 yılında bu kuruluşa katılmıştır ancak bu fondan kredi kullanmamaktadır.
  • Çoktaraflı Yatırımlar Garanti Ajansı (MIGA – Multilateral Investment Guarantee Agency): 1985’te kurulan bu kuruluş gelişmekte olan ülkelere yapılacak olan yabancı yatırımların bazı risklerini garanti altına almak amacıyla kurulmuştur. Gelişmekte olan ülkelerde döviz transferinde zorluk, sözleşme ihaleleri, kamulaştırma, darbe, savaş riski gibi riskler söz konusudur. Yabancı yatırımcılar bu risklere karşı koruma hissetmedikleri takdirde yatırımlar azalabilir ve bu ülkelerin gelişmesi sekteye uğrayabilir. Türkiye 1988 yılında bu kuruluşa katılmıştır.
  • Uluslararası Finans Kurumu (IFC – International Finance Corporation): 1956’da kurulan bu kuruluşun amacı ise gelişmekte olan ülkelerdeki özel sektörün gelişmesini amaçlar. Özel sektöre krediler açar. Türkiye’de kuruluş yılı olan 1956’da katılmıştır.
  • Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıkları Çözüm Merkezi (ICSID – International Centre for Settlement of Investment Disputes): Bu kuruluş ise hakemlik, arabuluculuk davalarına bakan alt kuruluştur. Ülkeler arasında kanunlardan, mavzuattan kaynaklı farklar nedeniyle yatırımcılar uluslararası yatırımlar konusunda anlaşmazlığa düşebilir. Bu anlaşmazlıkların giderilmesi için uzlaştırma komisyonu olarak görev almaktadır. 1965 yılında kurulan bu kuruluşa Türkiye 1987’de katılmıştır.

 

 

Daha önce yatırım şirketlerinde çalışmış ve 10 yıldır forex piyasasında işlem yapan biri olarak, bilgi ve tecrübelerimi sizlerle paylaşıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir