Deflasyon

Deflasyon, bir çok yatırımıcının kafasını karıştıran ekonomi kavramlarından birisi. Çünkü özellikle ülkemizde sürekli olarak enflasyon görmeye alışık olduğumuz için deflasyon kavramı bize yabancı gelmekte. Deflasyon nedir, deflasyon türleri nelerdir gibi konularda maalesef halkımız da yeterince bilgi sahibi değil. Ancak dünya piyasalarını takip ederken, ekonomik takvimi incelerken açıklanan bazı verilerin deflasyonist ortam yaratma riskinden bahsedildiğini duymaktayız. Peki bu durumdan ne anlamalıyız?

Deflasyon Nedir?

Deflasyon, piyasadaki fiyatların genel olarak belli bir dönem süresince sürekli olarak düşüş göstermesidir. Daha basit şekilde anlamak için enflasyonun tersi diyebiliriz. Çünkü enflasyon durumunda fiyatlar yükselme eğiliminde olmaktadır. Eğer bir ülkede enflasyon eksi rakamlarla açıklanıyorsa deflasyondan bahsederiz. Örneğin Japonya’da enflasyon 2009 yılında enflasyon oranı -%2,50 olarak açıklandı. Buna %2,50 deflasyon vardır diyebiliriz.

deflasyon nedir - deflasyon tanımı

Bence En İyi 5 Şirket Puanım
1. Olive Markets
(Türkçe Destek)
4.9
2. FXPro 4.9
3. LiberalFX
(Türkçe Destek)
4.7
4. XM 4.6
5. FXTM 4.4

Deflasyonun etkilerini daha iyi anlayabilmek için etimolojik kökenine de bakabiliriz. Kelime anlamı olarak deflasyon ne demek? Latince “deflate” kökünden Cermen dillerine geçen deflasyon kelime anlamı olarak söndürmek, havasını boşaltmak anlamlarına gelir. Enflasyon yoluyla şişen fiyatların sönmesi olarak da değerlendirilebilir.

deflasyon ne demek
Deflasyon Ne Demek?

 

Deflasyon, bir başka ekonomi terimi olan disinflation ile karıştırılmamalıdır. Disinflation, fiyatların artış hızının azalmasını kasteder. Yani fiyatlar yine artmaya devam etmektedir ama bu artış hızı azalmaktadır. Deflasyon tanımı ise fiyatların azalmasını ifade etmektedir.

Deflasyonun Etkileri

İlk bakışta deflasyon yani fiyatların azalması olumlu bir gelişme gibi gözükebilir. Ancak olumsuz bir çok etkiyi de beraberinde getirmektedir.

Öncelikle deflasyonun nedenine bakmak gerekir. Keynesyen iktisadi görüşe göre deflasyonun sebebi yetersiz taleptir. Talep yetersiz olunca, ya da arz talebi aşınca stok fazlası mallar ortaya çıkar. Bu malların piyasada satılabilmesi için fiyatların düşmesi gerekir. Yani talep olmayınca mal fiyatları düşer, dolayısıyla bu durum da firmaların karlarını düşürür. Hem karlar hem de iş hacmi düştüğü için piyasa daha fazla kişiyi istihdam edemez. Çünkü üretilen ürünler ürün fazlasına dönüşmektedir. Böyle bir durumda firmalar ya işçi çıkarır ya da mevcut işçilerin ücretlerini düşürür. Zaten deflasyonist bir ortam hakimse ücretlere zam yapılması yerine indirim yapılması aynı alım gücünü karşılayacaktır.

Örneğin bugün 1500 liraya aldığınız bir telefonu seneye 1300 liraya alabileceğiniz için ücretlerin deflasyon oranında düşmesi alım gücünüzde bir değişiklik yaratmaz. İşçileri çıkarılmasıyla işsizlik oranı artar. Dolayısıyla işsiz kalan insanlar tüketimi kısmak zorunda kalır. Haliyle üretim daha da azalmak zorunda kalır. Bu şekilde deflasyon sarmalı oluşur. Yani kronik bir deflasyon sorunu ortaya çıkar ve bu noktada piyasa kendi kendini düzeltemez ya da düzeltmesi çok uzun zaman alabilir. Japonya’nın bir dönem içine girdiği durum da deflasyon sarmalıdır.

Deflasyona Karşı Tedbirler

Deflasyonun başı boş bırakıldığında deflasyon sarmalına yol açtığını ve kurtulmanın epey zorlaştığını belirttik. Bu durumdan kurtulmak için piyasaya çeşitli şekillerde müdahale etmek gerekir. Bu müdahaleler maliye ya da para politikaları ile gerçekleştirilebilir.

Deflasyon sebebi olarak toplam talebin arzdan düşük olmasını açıkladık. Bu durumda deflasyonu ortadan kaldırmak için de toplam talebi arttırmak gerekecektir. Bunun için devlet kamu harcamalarını arttırabilir. Böylece ekonomiye daha fazla para salınacaktır ve yeni gelen para ile yeni talepler yaratılarak toplam talebin artması amaçlanır. Vergilerde düzenlemelere gidilebilir. Vergiler düşürüldüğü takdirde vatandaşın elinde harcamak için daha fazla para kalacaktır. Bu para ile yeni talepler yaratılabilir.

Faizler düşürülebilir. Bu durumda insanlar daha düşük faiz aldığı için parayı faizde tutmak yerine harcamayı tercih edebilir. Ya da yatırım yapmayı düşünebilir ve başka kişileri istihdam ederek istihdam oranını arttırabilir. Bu durumda yeni istihdam olan kişiler maaşları ile daha fazla harcama yaparak talebi arttıracaktır. Faizler düştüğü takdirde kredi çekenlerin sayısı da artar. Bu sayede insanlar yine harcamalarını arttırabilir ya da istihdam sağlayacak yatırımlara yönelebilirler.

 

 

 

Daha önce yatırım şirketlerinde çalışmış ve 10 yıldır forex piyasasında işlem yapan biri olarak, bilgi ve tecrübelerimi sizlerle paylaşıyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.